Skip to main content
×

GE.com has been updated to serve our three go-forward companies.

Please visit these standalone sites for more information

GE Aerospace | GE Vernova | GE HealthCare 

Meme Radyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Filiz Çelebi Meme Kanserinde Erken Teşhisin Önemini Anlatıyor

October 17, 2022

Dünyada en sık görülen kanser türünün kadın meme kanseri olduğu belirtiliyor. Erkeklerde de görülebilen bu kanser türünün erken teşhis sayesinde iyileşme oranları oldukça artış gösteriyor. Bu nedenle günümüzde bu konuya farkındalık yaratmak oldukça önemli. Her sene olduğu gibi bu sene de GE Healthcare olarak Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda elle muayene, düzenli doktor kontrolleri ve meme taramalarına dikkat çekiyor, erken teşhisin önemini vurguluyoruz. Meme Radyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Filiz Çelebi bize meme kanseri hakkında tüm detayları açıklıyor.

Globocan tarafından yayınlanan 2020 Global Kanser İstatistiklerine bakıldığında meme kanseri, tüm cinsiyetlerde %11.7 ve kadınlarda %24.5 yüzdelik oranıyla tüm dünyada kanserler arasında sıklık bakımından ilk sırada yer alıyor. Ölüm oranlarına bakıldığında ise akciğer kanserinden sonra geliyor. Türkiye’de de istatistikler global istatistiklere benziyor. Yaklaşık 84 milyon toplam popülasyonda 5 yıllık prevalans oranlarına bakıldığında en sık kanser türü meme kanseri olarak görülüyor. Bu kadar sık rastlanan bir kanser türünün erken tanı ve erken tedavisi de bu nedenle oldukça önemli bir hale geliyor.

Meme kanseri riskini artıran faktörlere dikkat çekilmesi çok önemli. Çoğu kanser türünde olduğu gibi meme kanserinde de birçok risk faktörü bulunuyor. En büyük faktör; kadın olmak. Diğer faktörler ise erken menarş veya geç menopoz, kişinin meme kanseri geçirme öyküsü, kişinin aile hikayesi, 30 yaşından önce göğüs duvarına RT alması, aşırı kilo, yoğun meme dokusu, stres, egzersiz eksikliği. Genellikle premenopozal dönemde olan genç yaştaki kadınlarda görülen yoğun meme dokusu risk faktörüne sahip hastalar için özellikle tomosentezli sistemler kullanılması gerekiyor. Avrupa Meme Görüntüleme Derneği ve ülkemizde de Türk Radyoloji Derneği tarafından önerilen NCCN yönergesinde de bu şekilde belirtilmektedir. Çünkü bu sistemler, meme dokusundan farklı açılarda kesitsel görüntüler alarak incelemenin duyarlılık ve özgüllüğünü artırıyor. Özellikle bizim ülkemize benzer şekilde genç nüfusun yoğun olduğu ve yapılan çalışmalarla meme kanseri oranlarının 50 yaşından öncesi ile sonrasının benzer olduğu durumlarda, tomosentezli mamografi sistemlerinin kullanımı büyük öneme sahiptir.

Hastaların ailelerinde meme kanseri öyküsü olanlar ile meme kanseri öyküsü olmayanlar arasındaki risk oranlarına bakacak olursak, özellikle 1. derece akrabaları arasında meme kanseri olan kişilerin meme kanseri riski yaklaşık iki kat artıyor. İki tane 1. derece akrabasında meme kanseri olan kişilerde ise riskin normal popülasyona göre yaklaşık 5 kat arttığı belirtiliyor. Herediter meme kanserlerinin oranına baktığımızda ise meme kanserlerinin yaklaşık %5-10’u olduğu gözüküyor. Normal popülasyonda yaşam boyu meme kanserine yakalanma riski yaklaşık %12 iken, sıklıkla genetik geçişli BRCA1 VE BRCA2 mutasyonu olan olgularda bu risk %72 olarak bildiriliyor. Genetik mutasyonu olan kişilerin de mamografi ve ona ek olarak manyetik rezonans görüntüleme ile takiplerine özen göstermeleri gerekiyor.

Meme kanseri, bazı durumlarda belirtilerini göstermeden de anlaşılabiliyor. Meme kanserinin klinik belirti vermesi ya da kişinin el muayenesi ile anlayabilmesi için belirli bir boyuta gelmesi gerekiyor ve bu genellikle 1 cm’den büyük oluyor. Özellikle kadınlarda, 40 yaşından itibaren yapılan yıllık mamografi taramaları ile meme kanseri henüz hiçbir bulgu vermeden radyolojik olarak tespit edilebiliyor.

Tarama, meme kanseri gibi erken tanı ve uygun tedavi ile tamamen iyileşebilen bir hastalıkta büyük bir öneme sahiptir. Tarama mamografisi sayesinde, henüz çok küçük boyutlardayken ve diğer organlarda yayılıma neden olmadan daha az invazif yollarla tedavi mümkün olup, sağkalım oranları artmaktadır.

Meme kanseri konusunda farkındalık kazanmak çok önemli. Kişilerin düzenli olarak 40 yaşından itibaren tarama mamografilerini yaptırmaları gerekiyor. Ayrıca, özellikle 1. derece akrabalarında meme kanseri olan erkekler de meme kanseri açısından büyük risk taşıyor ve kontrollerini yaptırmaları gerekiyor.

İleri evrede meme kanseri tanısı konulup kanseri yenen hastalar günümüzde artıyor. Yeni tedavi rejimleri ve akıllı ilaçların kullanımıyla birlikte ileri evre kanser tedavileri alanında uzman onkologların da katkıları artışın en büyük nedeni. Fakat bu hastalığın evresine, yayılımına, kişinin diğer hastalıkları gibi birçok faktöre bağlı bir durum. Bu nedenle daha uzun ve zahmetli bir süreç yerine yılda bir yapılan taramalarla erken tanı olanağı asla akıldan çıkarılmamalıdır.