Türkiye ekonomik olarak ivme kazandıkça ve üretimi arttıkça, enerji ihtiyacı da bir o kadar yükseliyor. Son yıllarda Türkiye’de yeni enerji yatırımları yapıldıysa da bu durum sadece yerli enerji kaynakları ile talebin karşılanmasını sağlayamıyor.
GE ve Akenerji, Predix tabanlı Operasyon Optimizasyonu çözümlerinin Egemer Elektrik Üretim A.Ş.‘de kullanımı için uzun süreli bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmayla GE’nin Predix tabanlı “Operasyon Optimizasyonu” yazılımı, ilk defa 904 MW kapasiteye sahip bir doğal gaz kombine çevrim enerji santralinde kullanılıyor.
İstanbul’da 9-13 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Dünya Enerji Kongresi (WEC), Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Türk Akımı doğal gaz boru hattı anlaşması ile dünya gündemine geldi. Ancak enerji alanında yılın bu en önemli buluşması, sektörün bütün alanlarını kapsayan toplantılara sahne oldu. Sponsorları arasında GE’nin de olduğu kongrede enerjinin geleceğine dair öngörüler de paylaşıldı.
LED’ler daha erişilebilir oldukça ve verimlilikleri arttıkça çevresel anlamda daha olumlu bir etki yaratıyorlar. Bugün LED’ler, aydınlatma pazarında %20’lik bir pay alıyor ve giderek bu pay büyüyor. Peki bu büyüme ledlerin hangi çok bilinmeyen özelliklerinden kaynaklanıyor? Hemen inceleyelim!
Enerji endüstrisinin gözü birkaç gündür Türkiye’nin en kapsamlı enerji ve çevre fuarı olan ICCI’da çünkü Türkiye’nin artan enerji ihtiyacı, enerji üretimi için daha verimli yöntemleri artık daha zorunlu hale getiriyor.
2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun 10 milyara ulaşması bekleniyor. Bu rakam, her alanda üretimin ciddi anlamda artmasını gerektiriyor. Üretimin artışı demekse, sanayinin sürekli olarak işlevine devam etmesiyle mümkün. Yani artan, daimî bir enerji ihtiyacıyla…
Termik santrallerin veriminin artırılması Türkiye için büyük önem taşıyor, çünkü Türkiye elektriğinin yaklaşık üçte birini kömür santrallerinden elde ediyor. Eylül 2016 rakamlarına göre kömüre dayalı santrallerin toplam kurulu gücü 17 bin 322 MW’a ulaştı. Bu rakam Türkiye’nin toplam kurulu gücünün %22,1’ine eşit. Kömür santrallerinden elde edilen elektriğin toplam üretimdeki payı ise 2016 yılında %29.1 düzeyine ulaştı.
Almanya’nın önde gelen elektrik üretim şirketlerinden EnBW’nin Karlsruhe yakınındaki RDK8 termik santrali, ilham verici bir başarıya imza atmış durumda. GE iş birliği ile yenilenen santral bugün %47,5 verimlilikle 919 MW elektrik üretiyor. Bu rakamlar RDK8’in dünyanın en verimli kömür termik santrali haline geldiğini gösteriyor. Üstelik santralin karbondioksit salımı miktarı %40 azaldı. Çünkü verimli sistemlerle elektrik üretilmesi için gereken kömür miktarı yıllık 275 bin ton azaldı.
“Ultra Süper Kritik” Sistem
Hızla değişen dünyamızın artık daha güvenilir, daha temiz ve daha sürdürülebilir enerji yöntemlerine ihtiyacı var. Sadece Hindistan’ın enerji tüketimi 2000 yılından bugüne tam iki katına çıkmış durumda. Dünya Enerji Görünümü Özel Raporu’na göre Hindistan’ın enerji sistemleri, sürekli artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için 2040 yılına kadar şu anki üretiminin dört katına hazır olmalı.
Sürdürülebilir kalkınmanın öneminin gittikçe daha çok anlaşıldığı günümüzde, enerji verimliliğine yönelik çabaların değeri de aynı oranda artıyor. Enerji piyasalarında yalnızca arz tarafında yapılan düzenlemelerin piyasaların etkinliği ve sürdürülebilirliği için yeterli olmadığı uzun zamanda beri biliniyor. Arz güvenliğinin önemli bir bileşenini talep yönetimi oluşturuyor. Türkiye de enerjide talep yönetimini öncelikleri arasına almış ve eyleme geçirmiş durumda.